
"RUHSAL GELİŞİM PSİKOTERAPİSİ" HİZMETİNDEKİ "AİLE DİZİMLERİ"
Yaşam Bizi Nereye Taşıyor?
Yaşamın geri vitesi yok; sadece ileriye hareket ediyor. Yaşam hiçbir şekilde "geçmişte bir yerlerde" takılıp kalmıyor, kimseyi durup beklemiyor, gelişiyor. Peki, gelişim nasıl bir süreçtir? Gelişim, evrensel (kozmik) veya bireysel düzlemde yapılacak bir eylemin sonucu değildir. O, kendi temposu ve ritmini takip eden bir hadisedir. Ruhsal/manevi spiritüel gelişim, bilincin gelişmesinden başka bir şey değildir. Bilincin kendine gelmesidir; yani bizim dilek ve düşüncelerimizi takip eden bir hareket değildir; tersine bilincin kendi hareketidir. O kendi kendine gelişir. Bizler de bu gelişimin bir parçasıyız. Eksikliğini hissettiğimiz şey, daha hızlı ve büyük bir gelişim ya da daha iyi bir bilinç değil. Aslında ihtiyacımız olan ve genelde bizde eksik olan şey, bizi çevreleyen ve içimize etki eden o gerçekle uyum içerisinde olmamamızdır.
Aile dizimleri içsel gelişime hizmet eder. Kişileri, bir şekilde (travmalar) takılı kaldıkları "önce"lerinden sıyırarak, bugüne, yaşamın zamanına, bu "an"a taşır. Bunu yaparken insanın her türlü yaşanmışlığına; isyana, başkaldırıya, Hayır'a, kısacası yaşamın tüm hareketlerine içinde bir yer verir. Aile dizimleri aynı zamanda içinde, geleceğin geçmişe tevazu dolu üstünlüğünü barındırmalı yani an'a, geleceğe kısaca yaşama bir yatırım olarak algılanmalıdır.
İnsanın en büyük travması, "başka türlü de olabilirdi" imkansızına sarılmasıdır. Aile dizimleri, bu imkansızlığı tüm açıklığıyla kişinin gözleri önüne serer. Açık yürekle bakılarak, arzu edilen dünyadan gerçek dünyaya gelinir. Yaşamda olan hiçbir şey anlamsız ve gerekçesiz değildir.

|