| |
|
Bilgin Bilgeye sorar;Nedir tek olanın bütün
olma yolu?
Ya çok bilmeyi özlü bilgiden nasıl ayırmalı?
Yanıtlar Bilge;
Dağılıp giden bulduğunda orta noktayı ve toparladığında gücünü, işte
o zaman bütün olur.Çünkü ancak bu orta nokta ile çokluk özle dolar
ve gerçek olur. İşte o zaman içerdiği öz gözümüze pek az kadar yalın
görünür,tıpkı içimizde yaklaşmamızı bekleyen o sakin güç gibi.Bundan
ötürü Özü deneyimlemek ya da dile getirmek için her bir şeyi
bilmem,söylemem, elde etmem, yapmam gerekmez.Şehre ulaşmak isteyen
tek bir kapıdan girer.
Bir kez çalınan çanın sesi yankılanarak çoğalır.Olgun bir elmayı
dalından koparan hiç de onun nerelerden geldiğine kafa yormaz;alır
eline, yer.
Bilgin, ama, diye karşı çıkar;gerçeğin peşinde olan tüm ayrıntıları
bilmek zorundadır.
Karşılık verir Bilge;Ancak eski gerçek çokça bilinir.Yaşayan
gerçekse belirsizliklerle dolu ve yenidir.
Sonunu, tohumun ağacı sakladığı gibi saklar.İşte onun için,çok bilme
uğruna bir adım sonrasının sunduğu eylemden kaçan,etkili olanı
elinden kaçırır.Sapı samana karıştırır.Tuttuğunu kurutur.Bilgin,
bütün bunların aradığı yanıtın yalnızca bir parçası olduğunu
söyler.Birazcık daha, der Bilgeye, birazcık daha konuş.
Bilgeyse elini kaldırır;Başlangıçta, der, bir fıçı şıra gibidir
Öz,tatlı ve bulanık.Berraklaşması için mayalanması gerekirve zaman…
Tadına bakmak yerine onu o halde içmeye kalkışanındumanlanır kafası,
yalpalamaya koyulur.
|