|
|
| |
 |
Dostlar
|
| |
|
|
| |
|
Birbirini anlar dostlar. Aynı yöne bakarlar ama ortak bir
hedef olmaksızın. Bu yönde görünenler uçsuz bucaksızdır.
Bundan ötürü oraya doğru birbirleriyle sıkça karşılaşmadan
hareket ederler. Yolu her biri bu yönde kendine özgü bir
biçimde yürür. Diğeriyle aynı yere de varmaz. Baktıkları ve
ilerledikleri yön bunun için fazlasıyla büyük, derin,
ölçülemezdir.
Yine de yolda olduğu kadar hedefte de birbirlerine bağlıdır
dostlar; zaman zaman buluşur, bazen bir süre birlikte yürür
ve deneyim alışverişiyle tamamlarlar birbirlerini. Sonra,
her biri diğerinin deneyimiyle zenginleşmiş, yüreklenmiş,
kendi yoluna koyulur yeniden. Yine de ruhlarında
birbirlerine yakın kalırlar. |
| |
|
|