| |
|
Bir kursta babasını hiç görmemiş genç bir adam vardı. Annesi
gençken Paris’te bir Fransız ile tanışmış, ondan hamile
kalmıştı. Bunun üzerine ailesi adamı hemen başka bir kadınla
evlendirmişti. Çünkü Fransa’da evli bir erkek nafaka ödemek
zorunda değildi. Adam bunun üzerine bütün köprüleri atmış,
kadın onun izini kaybetmişti. Elinde ona ilişkin ne bir
adres ne de ipucu vardı.
Genç adam yirmi yaşına geldiğinde annesiyle birlikte arabaya
atladıkları gibi Fransa’ya gittiler. Ancak anne ile gencin
büyükbabası, yani babasının babası arasında içsel bir bağ
vardı, kadın da dümeni ona bırakmıştı.
Günün birinde bir köyden geçerlerken bir kapının üzerinde bu
adamın soyadını gördüler. İçeri girdiler, karşılaştıkları
bir kadına filancayı tanıyıp tanımadığını sordular. “Bir
dakika!” dedi kadın, telefona gidip numaraları çevirdi ve
“Geldiler” dedi. |